Hakkımda

Her Maceranın Bir Hikayesi Vardır

Yaşadığım son üç ay, uzun zamandır özlemini çektiğim bir dönemi bana tekrar yaşattı. Üniversitenin birinci sınıfında yaşadığım o benzersiz macera beni her fırsatta yeni arayışlara sürüklüyordu.


Dış hatlar gelen yolcu, pasaport kontrolü… Yeni bir başlangıç hissiyle ülkene giriş yapıyorsun. Daha ilk dakikadan çevredeki insanların öfkesini, toplumun yozlaşmış duygularını, dışarıdaki trafik karmaşasının sesini hissedip, duyabiliyorsun.

Bu durumu ilk tecrübe ettiğimde çok önemsememiştim. Ancak Ukrayna dönüşü aynı “kötü deneyimi” yaşamak, gelecek planlarımı değerlendirmemi gerektirdi. Eve varana kadar derin düşüncelere dalmıştım. Bu düşüncelerimin gezme hevesiyle mi yoksa sıfırdan bir hayat kurmak gayesiyle mi oluştuğunu düşünmeye başladım. O kadar belirsizlik arasında “merak” ve “hareket halinde olmanın” sonuca ulaşana kadar en iyi yöntemler olduğuna kanaat getirdim.

Heidelberg, Almanya

Evrendeki bütün canlılar gibi biz de doğar, büyür ve gelişiriz. Diğerlerinden farklı olarak rasyonel düşünebilir, karar alıp uygulayabiliriz. En az düşünebilmek özelliğimiz kadar çok değerli bir özelliğimiz daha var: Merak.

 İnsanoğlu bu denli gelişiminin ve hatta muhtemel sonunun da yegane nedeni meraktan oldu, olacak. Merak etmek, hayal kurmak, keşfetmek, öğrenmek… Bizi diğerlerinden farklı kılan başka ne olabilir ki?

Bu satırları 15 Ocak 2018’de Doğu Ekspresi ile Kars’a giderken yazdım. Aslında hikaye bundan çok daha önce başlıyor. Şubat 2017’de Amerika’dan tanıştığımız Şahin’le(kendisine buradan selamlar), daha sonrasında çok popüler olacak Ukrayna’ya seyahat ettik. İkinci Dünya Savaş’ını zarar görmeden atlatan ve 1920 ‘li yıllarından pek bir farkı olmayan Lviv adında, küçük bir şehirde 3-4 günlük bir gezinti yaptık. Çoğu Türkün yaptığının aksine bizim gezimiz kültürel bir anlam taşıyordu.

Rynok Meydanı, Lviv

Yukarıda da belirttiğim gibi dönüş sırasında hissettiğim duygular, önceliklerimi ve bunları belirleme kriterlerimi değişikliğe uğrattı.

Boğazdan her geçişimde, çalan müziklerin de etkisiyle, yurt dışında yaşadığım anılarım canlanıyor, güzel günleri hatırlıyor ve seyahat etme isteğim biraz daha artıyordu. Yeni şeyler keşfetme isteği adeta bir hastalık olmuştu benim için. Her seferinde aynı şeyleri hissetmek, gerçekten ihtiyacın olduğunun bir göstergesi olsa gerek…

Doğu Ekspresi, Erzurum Yakınları

Üniversitede bahar döneminin başlaması ile Erasmus yeni dönem kayıtları açılmış, ben de sınava girip puanımı görmek için kayıt olmuştum. Hazırlıksız ve sıfır beklenti ile girilen yazılı sınavın sonucunu, hayal kırıklığı ile çıktığım Yöneylem Araştırması’nın vizesinden sonra geçtiğimi öğrenip mutlu olduğumu hatırlıyorum.

Kim bilebilirdi ki bir sene içinde üniversitedeki arkadaşlarımla Doğu Ekspresi serüvenine katılacağımı, iskender yemek için Bursa’ya gideceğimi ve bu satırları Almanya’dan yazacağımı…

Devamı gelecek..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir