Genel

2017’nin Enleri

Bugün de tecrübe ettiğim üzere, bazı olayları akıllıca değerlendirmem, değerinin farkına varmam zaman alabiliyor. Geç kalınmış bir yazı gibi görülebilir ancak ben böyle düşünmüyorum.

Medyanın, popülaritenin ya da bir takım insanların etkisinde kalarak seçimlerimiz ve değerlendirmelerimizin değişebileceğini düşünüyorum. İşte bu sebeple, 2017’nin Enlerini şimdi yayınlamaya karar verdim.

Duygusal Eroy’un rasyonel 2017 listesi…

1- En Güzel Günüm 20 Şubat, Lviv

New York’u beraber fethettiğimiz Şahin ile beraber Ukrayna, Lviv’deyiz. İki ay önce okumayı öğrendiğim Kiril Alfabesi ile mekan mekan gezdiğimiz günü unutamam. 1 TL’nin 7 Grivna’ya eşit olmasından dolayı “Krallar Şehri”nde krallar gibi geçirdiğimiz 3 gün benim için çok özeldi.

2- En İyi Şarkı:  Perfect Strangers ft. JP Cooper

Staj günlerimin vazgeçilmez şarkısıdır kendileri. Her dinlediğimde Kozyatağı Metro durağı aklıma gelir, neden bilmiyorum 🙂 Hareketli ve yaz şarkısı olmasından mütevellit, 2017’nin en iyi şarkısı ilan ediyorum. Şarkının 2016’da yayınlandığını biliyorum bu arada 🙂

3- En Çok Yaptığım: Hayal Kurmak

Bütün bir sene boyunca belki de en çok üzerinde durduğum şey. Nasıl daha iyi bir yaşama sahip olurum, daha iyi koşullarda nasıl yaşarım gibi soruları kendime sorup, kafamdaki dünyayı ve yaşam alanımı hayal ettim. Hayal etmek dünyanın en güzel becerisidir. Bedelsizdir! Kimse sizden bir şey hayal ettiniz diye bir talepte bulunamaz, hayal kurmanın tadını çıkarın!

4- En Çok Etkilendiğim:  Barış Özcan- “Tek İstediğim Bunun Gibi Bir Şey”

2017’nin bana en büyük getirisi Barış Özcan‘ı tanımak oldu. Sanat, tasarım, teknoloji üçgeninde yayınladığı içerikler haricinde, bu videosuyla sıkıntılı süreçlerde manevi bir destek verdi. Hala izlemeyen ve kanalını takip etmeyen varsa, çok şey kaybettiğinden emin olabilir.

5- En Garip Gün:  18 Nisan Salı

Yöneylem Araştırması vize sınavına giriyorum. Fazlasıyla hazırım üstelik önceki senenin vize soruları ve cevapları elimde. Yüksek alıp AA getirmek için her şeye sahibim ancak işlem hataları ile bayağı bir düşük not alıyorum. Sınavdan üzüntüyle çıkarken hemen orada, puanımı göreyim diye girdiğim Erasmus yazılı sınavından geçtiğimi öğreniyorum. Üzülsem mi sevinsem mi kararsız kaldığım bir gün. Garip bir gün…

6- En Büyük Kararım: Yurtdışı

Önceki yazımda ayrıntılarına yer verdiğim üzere, yurt-dışına hevesim 2017 yılında iki kat daha arttı. Bu meseleyi çözmek için kendime bir kaç yıl tanımaya karar verdim.

7- En Büyük Tecrübem- Zaman’ın Önemi

Zamanın çok önemli bir hazine olduğunu keşfettim. Üniversite yaşamı boyunca sahip olduğumuz onca boş zamanın verimli işlerle nasıl değerli hale getirilebileceğini kavradım. Önüme çıkan bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştım. İlk iki seneme biri yurt-dışı bir diğeri staj olmak üzere iki güzel deneyim ekledim. Bazılarında başarısız oldum. Bunlardan bir tanesi Rusya’da düzenlenecek Dünya Kupasında gönüllü çalışma projesiydi. Oradan istediğim sonucu elde edemedim ama denemeye devam ettim.

8- En Sıkıcı Eylemim: Erasmus İşlemleri

Bu başlık için İstanbul Trafiğinde yaşadığım çileyi mi yoksa Erasmus İşlemlerini mi yazsam diye çok düşündüm. Bitmeyen evrak akışını, imzalanması gereken kağıtları, evde biriken 2 tomar resmi belgeyi hatırlayınca “Erasmus Programının Kağıt İşlemleri” olduğu kanısına vardım.

9- En Büyük Özlemim: Amerika

Diğer ülkelerde göremediğim bir duygu, özellik var Amerika’da. Anılar, acılar, tecrübeler, dostluklar… Sting ve Chris Cab‘in farklı ritimlerle seslendirdiği Englishman In New York parçasını her dinlediğimde hem hüzün hem de heyecan hissediyorum. İlkler her zaman özeldir. Seni yenecem Niv York!

10- En Kötü Kararım

Değerli bir dostumla ilişkilerimi kesmem. Neyse ki hatamın farkına vardım. İyi dostluklar zor kazanılır. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir